Veri gazeteciliğinin en iyi örneklerini küresel ölçekte görünür kılan Sigma Ödülleri’nin ev sahipliğini ikinci yılında da sürdüren Küresel Araştırmacı Gazetecilik Ağı, 2026 kazananlarını kamuoyuyla paylaştı.
31 finalist arasından, 26 bireysel proje ve beş portfolyoyu değerlendiren 17 üyeli uluslararası Ödül Komitesi, 10 farklı ülkeden gelen 10 olağanüstü veri gazeteciliği projesini ödüle layık gördü. Bu yıl yarışmaya 84 ülkeden toplam 543 başvuru yapıldı. İlk tur jüri üyeleri, podcast araştırmalarından uzun soluklu haber serilerine, interaktif veri tabanlarından açıklayıcı ve görsel odaklı çalışmalara kadar uzanan dikkat çekici bir format çeşitliliğine dikkat çekti. Bu çeşitlilikte, Sigma Ödülleri’nin belirli konu veya format kategorileriyle sınırlanmayan yapısının önemli rol oynadığı belirtiliyor; yarışma, gazetecileri ve editörleri hangi formatta olursa olsun yenilikçi veri odaklı projeler üretmeye teşvik etmeyi amaçlıyor.2026 Sigma Ödülleri’nin kazananları, Küresel Araştırmacı Gazetecilik Ağı tarafından düzenlenecek bir web seminerinde ödüllü projelerini ayrıntılı olarak ele alacak. Takipte kalın!
Bu yılki kazanan projeler; Avrupa’daki çevresel bozulma, Baltık Denizi’nde devlet destekli sabotaj iddiaları, Peru’daki algori tmik sistem hataları, Meksika’daki paravan şirket ağları ve Nijerya’daki tedarik zinciri kaynaklı zararlar gibi geniş bir yelpazedeki konuları ele alıyor.
Ödül Komitesi Başkanı Gina Chua, bu yılki başvuruların kalitesinden büyük etkilendiğini belirterek, bunun veri gazeteciliği pratiğinin dünya genelinde ne kadar yaygınlaştığını ve giderek daha önemli, etkili ve çığır açıcı haberlere zemin hazırladığını vurguluyor.
Tüm başvurulara ilişkin veriler, 2020’den bu yana yapılan katılımların ayrıntılarını da içeren Sigma Awards deposunda GitHub üzerinden erişilebilir durumda.
2026 Sigma Ödülleri’nin kazananlarını kutlamak için bize katılın.
“Green to Grey: Europe Is Squandering the Little Nature It Has Left” – Arena for Journalism in Europe (Hollanda) öncülüğünde; NRK (Norveç), De Standaard (Belçika), Le Monde (Fransa), Long Play (Finlandiya), Die Zeit (Almanya), Reporters United (Yunanistan), Facta (İtalya), Gazeta Wyborcza (Polonya), Datadista (İspanya), The Black Sea (Türkiye) ve The Guardian (Birleşik Krallık) iş birliğiyle hazırlandı

Görüntü: Ekran görüntüsü, Reporters United
Bu ortak veri projesi, Avrupa’nın her gün 600 futbol sahası büyüklüğünde bir alana eşdeğer oranda doğal ve verimli topraklarını yapılaşmaya kurban ettiğini ortaya koydu. Bu kayıp, daha önce tahmin edilenden bir buçuk kat daha fazla. 11 ülkeden 41 gazeteci ve bilim insanından oluşan ekip ayrıca, doğal alanlardaki bu endişe verici kaybın gıda ve su güvenliği, iklim dayanıklılığı ve yerel toplulukların refahı üzerindeki etkilerini de gösterdi.
Sigma Ödülü Komitesi, proje için şunları yazdı: “Proje, Avrupa genelinde çevresel bozulma örüntülerini ortaya çıkarmak için uydu görüntüleri, büyük ölçekli coğrafi veri setleri ve yapay zekâ destekli analizi bir araya getiren iddialı ve teknik açıdan son derece gelişmiş bir araştırma. Bunun yanı sıra sunum, güçlü bir hikâye anlatımı ve sahadan araştırmalarla desteklenen sezgisel bir yapı sunmakta. Çevresel etkileri zaman içinde görmek çoğu zaman zor olabilir. Bu proje bunu anlaşılır ve görünür hale getirdi.”
“Inside Russia’s Shadow War in the Baltics” – The Financial Times (Birleşik Krallık)

Görüntü: Ekran görüntüsü, Financial Times
Bu özenle hazırlanmış veri projesi, Avrupa’nın Baltık Denizi’ndeki denizcilik altyapısının dikkat çekici kırılganlığını ortaya koyuyor. Gaz boru hatları, enerji kabloları ve veri hatları sabotaj riski altında bulunurken, bu durum bölgedeki güvenlik endişelerini artırıyor.
Veri gazetecileri, gemi transponder verileri ile altyapı verilerini analiz ederek 11 ayrı olayı ve çapa sürükleyerek altyapıya zarar verdiğinden şüphelenilen üç gemiyi mercek altına aldı. Ayrıca, Rusya’nın “gölge filosu” olarak adlandırılan eski tankerlerinin Baltık Denizi’nin dar ve yoğun deniz koridorundaki şüpheli hareket kalıpları da ortaya kondu. Çalışma, NATO ülkeleri için ciddi güvenlik ve ekonomik riskleri de görünür kıldı.
Jüri değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:
“Konu kritik önemde. Ekip, altyapı ve deniz trafiği verilerini toplama ve analiz etme konusunda etkileyici bir çalışma yürütmüş. Anlatı ve görselleştirmeler, Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Avrupa altyapısına yönelik gizli sabotaj tehdidini açık biçimde ortaya koyuyor.”
Invisibles: How System Failures and an Algorithm Left Thousands of Older Adults Without a Pension – Salud con lupa (Peru)

Görüntü: Ekran görüntüsü
Bu çok platformlu araştırma, Peru’da sosyal yardımlardan yararlanacak kişileri belirlemek için kullanılan otomatik sınıflandırma sisteminin, kusurlu bir algoritmik model nedeniyle binlerce yaşlı yurttaşı ülkenin temel sosyal destek programının dışında bıraktığını ortaya çıkardı. Araştırma serisi; video tanıklıkları, veri görselleştirmeleri, infografikler ve kamu yararına hazırlanan rehberlerle sistemin yarattığı mağduriyetleri kapsamlı biçimde belgeledi.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“‘Görünmezler’, karmaşık bir sistemi gerçek hayattaki sonuçlarıyla güçlü biçimde ilişkilendirmesiyle öne çıkıyor. Ekip titiz veri analizi, bilgi edinme başvuruları ve sahadan yürütülen kapsamlı habercilik sayesinde bunların münferit hatalar değil, derin yapısal sorunlar olduğunu ortaya koyuyor. Daha da önemlisi, haber dosyası sayıların ardındaki insan hikayelerini de görünür kılıyor ekip. Araştırma ayrıca, sistemdeki hataların resmi olarak bildirilebilmesini sağlayan bir hükümet reformunun önünü açtı. Bu çalışma, güçlü ve ısrarlı veri gazeteciliğinin kurumları hesap verebilir kıldığında nasıl somut değişimler yaratabileceğini hatırlatıyor.”
The Human Trap: Sudanese Refugees Falling Prey to Organized Criminal Gangs on the Border with Egypt – Arab Reporters for Investigative Journalism (ARIJ) VE Al-Muhajir (Sudan)

Görüntü: Ekran görüntüsü, ARIJ
Tehlikeli koşullarda ve son derece hassas bir konuda yürütülen bu cesur araştırma, Sudan ile Mısır sınırında Sudanlı mültecilerin organize suç grupları tarafından sistematik biçimde hedef alındığını ortaya koyuyor. Veri gazeteciliği dosyası, Asvan’a uzanan göç rotasında faaliyet gösteren suç ağlarının kırılgan durumdaki mültecileri nasıl sömürdüğünü hırsızlık, kaçırma ve cinsel saldırı gibi suçlarla onları istismar ettiğini ayrıntılarıyla gösteriyor. Araştırma ayrıca anket verilerine ve cinsel şiddet mağduru yedi kişiyle etik ilkelere uygun biçimde gerçekleştirilen görüşmelere dayanıyordu.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Gazeteciler, yüksek riskli bir ortamda yaşanan ‘veri boşluklarını’ aşarak gizli görüşmeler ve dijital izlerden oluşan özgün bir veri seti oluşturdu. Bu yaklaşım, bireysel tanıklıklarla sistematik örüntüler arasındaki bağı kuruyor, soyut sınırları, insan kaçakçılığının gerçek boyutunu görünür kılan somut ve tehlikeli darboğazlara dönüştürüyor.
Araştırmanın en güçlü yönlerinden biri, ‘sefalet ekonomisini’ titizlikle ortaya koyması. Çalışma, Sudanlı mültecilerin çaresizliğinin nasıl bir meta haline getirildiğini ayrıntılı biçimde gösteriyor. Coğrafi güzergâhlardan para transferi ayrıntılarına kadar uzanan somut kanıtlar sunarken, kırılgan kaynakların güvenliğini hiçbir aşamada riske atmıyor. Araştırmacı gazetecilik cesareti ile etik veri haberciliğini bir araya getiren bu çalışma, çatışma bölgelerinde teknik şeffaflık ile kaynak güvenliği arasındaki hassas dengeyi kurma konusunda örnek niteliğinde bir araştırma.”
Fantasmas del Erario: Cuatro Sexenios de Destinar Recursos Públicos a Empresas Inexistentes (Ghosts of the Treasury: Four Six-year Terms of Allocating Public Resources to Nonexistent Companies) – Quinto Elemento Lab (Meksika)

Resim: Ekran görüntüsü, Fifth Element Lab
12 bölümden oluşan bu seri, Meksika’daki 486 kamu kurumunun neredeyse tüm devlet yapısını kapsayacak şekilde kamu kaynaklarını toplam 834 paravan şirkete yönlendirdiğini ortaya koydu. Araştırma ekibi veri analizi, kamu sözleşmeleri, denetim raporları, mali kayıtlar ve saha çalışmasını kullanarak, kamu ihale yasalarına aykırı biçimde yaklaşık 20 yıl içinde yönlendirilen 570 milyon ABD dolarına eşdeğer bir kamu kaynağını izledi.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu serideki veri çalışması son derece titiz yürütülmüş. Binlerce bilgi edinme başvurusu, federal ihale kayıtları ve resmî paravan şirket listeleri bir araya getirilerek hem algoritmik hem manuel olarak doğrulanan özgün bir veritabanı oluşturulmuş. Ortaya çıkan sonuç, gizli ve kuşaklar boyunca süren bir yolsuzluk sistemine dair son derece titiz bir araştırma. Bu çalışma yalnızca bu düzeni açığa çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda diğer gazetecilerin de konuyu daha derinlemesine takip edebilmesi için güçlü bir temel sunuyor ”.
Syria’s Stolen Children – Lighthouse Reports (Yunanistan), Women Who Won The War, Al-Jumhuriya (Suriye), BBC Eye (Britanya), The Observer (Britanya), Trouw (Hollanda), Der Spiegel (Almanya), Sowt, and SIRAJ (Suriye)

Resim: Ekran görüntüsü, Lighthouse Reports
Bu araştırma, Beşar Esad döneminde yürütülen korkunç bir şantaj sistemini ortaya çıkarıyor. Suriye istihbarat birimlerinin, gözaltındaki yüzlerce kişinin çocuklarını ailelerini baskı altına almak ve sindirmek amacıyla gizlice yetimhanelere yerleştirdiği belirlendi. Dokuz ay süren projede Suriyeli ve uluslararası gazeteciler, 300’den fazla çocuğun kimliğini doğrulayan bir veri tabanı oluşturdu. Ancak bu sayının çok daha büyük bir grubun parçası olduğu düşünülüyor. Araştırma ayrıca, ailelerin hâlâ en az 3.700 kayıp çocuğu aradığını ortaya koydu. Seri, Arapça bir podcast, belgesel film ve İngilizce, Felemenkçe ve Almanca uzun form haberler gibi farklı formatlarda güçlü insan hikâyeleri de içeriyor. Ekip, hem dijital veri setlerini hem de “korumasız kâğıt arşivleri” optik karakter tanıma (OCR) teknolojisiyle analiz ederek, çocuk bakım kurumlarının bu sürece olası dahli ile çocukların ayrılışının bir baskı aracı olarak kullanıldığını da ortaya çıkarıyor.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu çalışmada öne çıkan şey, dağınık kayıtlar ile kişisel hikâyeleri tek bir net örüntü içinde birleştirme biçimi. Parçalı kanıtları tutarlı bir yapıya dönüştürerek gizli bir sistemi görünür kılıyor ve ailelerin yaşadığı deneyimlere gerçek bir ağırlık kazandırıyor.”
Cerrado – o Elo Sagrado das Águas do Brasil (Cerrado — Brazil’s Sacred Water Link) – Ambiental Media (Brezilya)

Görsel: Ekran görüntüsü, Ambiental Media
Bu güçlü veri haberi, bilimsel yöntemler ve etkileşimli görselleştirmeler kullanarak Brezilya’daki kritik bir biyomda genişleyen tarımsal işletmelerin ve monokültür tarımının su güvenliğini nasıl tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Zaman içinde hidrolojik, iklimsel ve arazi kullanım verilerinin sistematik analizi üzerine kurulan araştırma, doğal bitki örtüsünün kaybı ile nehir debilerindeki düşüş arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor. Bu süreç, her dakika 31 olimpik yüzme havuzuna eşdeğer su kaybına yol açıyor. Bulgular ulusal düzeyde 70’ten fazla, bölgesel düzeyde ise onlarca medya kuruluşu tarafından haberleştirildi. Proje geleneksel haberciliği haritalar ve etkileşimli veri kaynaklarıyla birleştirerek, iki milyon kilometrekarelik bu bölgenin yaşadığı krizi farklı ölçeklerde görünür kıldı.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu araştırma, nehir akışları ve arazi kullanımı gibi karmaşık verileri tutarlı bir anlatıya dönüştürme konusunda bir ustalık çalışması ve küresel su güvenliği açısından kritik bir biyoma gerekli dikkati çeken bir araştırma. Veri gazeteciliği çalışmasının gücü, bilimsel veriyi olağanüstü bir şekilde tercüme etmesinde ve yer altı su akışları gibi soyut olguları yüksek kaliteli görselleştirmelerle somut ve anlaşılır hale getirmesinde yatmaktadır.
Eğitsel değerinin ötesinde, proje teknik uygulaması sayesinde okuyucuları etkileşimli görseller ve kapsamlı korelasyon analizleri aracılığıyla aktif birer araştırmacıya dönüştürmekte. Sonuç olarak bu çalışma, sofistike görsellik ile derin habercilik arasında nadir görülen bir denge kurarak, veri gazeteciliğinin ihmal edilen krizleri hem duygusal olarak etkileyici hem de inkâr edilemez hale getirebileceğini göstermekte.”
The Silent Victims of War: How Russia is Robbing Ukrainian Children of Their Identity – Neue Zürcher Zeitung (İsviçre) Texty.org.ua

Resim: Ekran görüntüsü, Neue Zürcher Zeitung
İleri teknolojik araçlar ile yüksek etik standartları bir araya getiren bu cesur araştırma, Ukrayna’daki çocukların Rusya’nın “gönüllü yeniden yerleştirme” programları kapsamında nasıl zorla evlat edinme süreçlerine dahil edildiğini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
NZZ ve Texty.org.ua iş birliğiyle yürütülen proje, tek bir çocuğun hikâyesine odaklanıyor ve yalnızca bir fotoğrafla başlanıyor: Ukrayna bayrağının renklerini taşıyan işlemeli bir gömlek giyen ve kayıp çocuklar veri tabanında yer alan bir Ukraynalı erkek çocuk.
Araştırma ekibi, aylar sonra bu çocuğu Rusya’daki bir evlat edinme platformunda tespit etti. Rusya’da sahada gazetecilik yapmak mümkün olmadığı için ekip, çocuğun izini uzaktan yüz tanıma teknolojisi, belgeler, uydu görüntüleri, yapay zekâ ve sosyal medya verileri kullanarak adım adım takip etti.
Proje aynı zamanda güçlü etik önlemler de içeriyor. Çocuğun kimliğini açığa çıkarabilecek ayrıntılar sınırlandırıldı, orijinal fotoğrafların görsellerinde dikkatli değişiklikler yapıldı ve kullanılan yöntemler okuyuculara şeffaf biçimde açıklandı.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu, doğru yapılmış OSINT’in (açık kaynak istihbaratı) mükemmel bir örneğidir. Yapay zekâ destekli yüz tanıma sistemiyle sınır ötesinde çocukların izini sürmenin karmaşık etik boyutları, nzz.ch ve texty.org.ua ekiplerini son derece yüksek bir standartta çalışmaya zorlamış ve ekip bunu başarıyla gerçekleştirmiş. Kullanılan yöntemler ve stratejiler tekrarlanabilir nitelikte, bu da araştırmayı olağanüstü bir veri gazeteciliği çalışması haline getirmekte.”
The Poisonous Lead Trade – The Examination ve The New York Times (Amerika)

Resim: Ekran görüntüsü
Yüksek etkili ve başka ülkelerde de uygulanabilir nitelikteki bu veri gazeteciliği projesinde, The Examination, Batılı otomotiv tedarik zincirlerinden gelen talebin Nijerya’nın Ogijo kentinde ölümcül kurşun zehirlenmesini nasıl tetiklediğini ortaya koyuyor. Ogijo, Afrika’da en fazla kurşun geri dönüşüm tesisine sahip bölge olarak biliniyor. Proje güçlü anlatı gazeteciliği, grafikler ve fotoğraf çalışmalarıyla da desteklendi.
Ekip, ticaret kayıtlarını kullanarak Nijerya’daki güvensiz akü geri dönüşüm tesislerinden çıkan kurşunun, ABD’deki büyük bir akü üreticisine ve oradan da otomotiv şirketlerine uzanan tedarik zincirini izliyor. Ayrıca, Nijerya’da faaliyet gösteren bir sivil toplum araştırma kuruluşuna ülkenin en kapsamlı kurşun zehirlenmesi ve çevresel kirlenme çalışmasını yaptırıyor. Bu çalışma 70 kişiyle görüşmeler ve yaklaşık 50 toprak örneğini içeriyor.
Ortaya çıkan veriler, güvenli sınırların 186 kata kadar aşılabildiği ciddi kurşun kirliliğini ve fabrika çalışanları ile toplum genelinde endişe verici zehirlenme bulgularını gösteriyor. Araştırma, yedi fabrikanın kapatılması, yerel bir temizlik girişiminin başlatılması ve komşu bir bölgede ücretsiz kan testi planlanması gibi önemli etkiler yarattı.
Sigma Awards jürisi değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu derinlemesine araştırma, Lagos yakınlarındaki bir toplulukta kurşun akü geri dönüşümünün yol açtığı toksik etkileri gözler önüne seriyor. Jüri, veri toplama sürecinde toplulukla kurulan iletişim ve bilgilendirilmiş onam alınmasına gösterilen özen etkileyici. Kurşunun izi, giderek artan miktarda geri dönüştürülmüş kurşun ithal eden ABD’deki akü üreticilerine kadar takip edilmiş.”
How Iran Moves Sanctioned Oil Around the World – Reuters (Singapur)

Görüntü: Ekran görüntüsü, Reuters (Singapur)
Körfez bölgesindeki mevcut çatışmanın dinamiklerini de anlamaya yardımcı olan bu görsel açıdan etkileyici araştırma, İran’ın Batı’nın en sert yaptırımlarını aşarak Asya genelinde istekli alıcılara yönelik yoğun bir petrol ticareti yürüttüğünü ortaya koyuyor.
Reuters ekibi tarafından hazırlanan araştırma sızdırılmış e-postalar, uydu görüntüleri, ticaret verileri ve açık kaynak istihbarat araçlarını kullanarak, İran makamlarının “gölge filo” tankerler, sahte gemi kayıtları ve karmaşık kaçınma yöntemleriyle yaptırımları nasıl deldiğini ayrıntılı biçimde gösteriyor. Bu süreç, jeopolitik etkileri olan yasa dışı petrol satışlarını mümkün kılıyor.
Jüri değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:
“Zamanlaması son derece yerinde olan bu projede analiz, sızdırılmış gemi belgeleriyle başlıyor; ardından uydu görüntüleri, şirket kayıtları ve denizcilik verileri kullanılarak İran’ın petrol yaptırımlarını nasıl aştığı ayrıntılı biçimde ortaya konuyor. Özellikle etkileşimli görselleştirmelerin açıklayıcılığı ve anlatım gücü etkileyici.”

Rowan Philp, GIJN muhabiri. Daha önce Güney Afrika’nın Sunday Times gazetesinin baş muhabiriydi. Dış muhabir olarak dünyanın dört bir yanındaki yirmiyi aşkın ülkeden haber, siyaset, yolsuzluk ve çatışma konularında haberler yaptı.



