Açık Verinin Üç Boyutu: Eğitim, Medya ve Sivil Toplum

Açık veri, yalnızca kamuya açık bilgilere erişmekten ibaret değil. Eğitimde öğrencilerin kendi araştırmalarını geliştirmesini, gazetecilikte yeni haber konularının keşfedilmesini, sivil toplumda ise toplumsal sorunların anlaşılmasını ve kanıta dayalı kararlar alınmasını sağlayan önemli bir kaynak. Yapay zekâ araçları da veriyi bulma, temizleme ve analiz etme süreçlerini destekleyerek bu imkânları genişletiyor. Ancak verinin toplumsal faydaya dönüşmesi, yalnızca teknolojiye değil, veriyi sorgulama, yorumlama ve farklı kaynaklarla ilişkilendirme becerilerine de bağlı.

Geçen hafta düzenlenen “Açık Veri ve Yapay Zekâ: Veriden Geleceğe” etkinliğinde gerçekleştirdiğim Açık Verinin Üç Boyutu: Eğitim, Medya ve Sivil Toplum başlıklı sunumda, açık verinin bu üç alanda nasıl kullanılabileceğini ve geliştirilmesi gereken başlıkları ele aldım.

Eğitim: Bilgiyi tüketmekten bilgi üretmeye

Öğrenciler dijital içerik üretirken çoğu zaman hazır içeriklerden ve ikincil kaynaklardan yararlanıyor. Açık veri ise onları doğrudan veri kaynaklarıyla buluşturarak farklı bir araştırma olanağı sunuyor. Öğrencilerin temel verilere erişebildiklerini fark etmeleri, bilgiyi yalnızca tüketen değil, bilginin nasıl üretildiğini araştıran bireylere dönüşmelerine yardımcı olabiliyor.

Ancak veriye erişmek, tek başına bilgi üretmek anlamına gelmiyor. Öğrenme sürecindeki asıl dönüşüm, verinin uygulanmasıyla başlıyor. Öğrencilerin veriyi bulması ve kaynağını değerlendirmesi; temizlemesi, karşılaştırması ve bağlamına yerleştirmesi örüntüleri keşfetmesi, sorular sorması ve alternatif açıklamalar geliştirmesi gerekiyor. Son aşamada ise bulguların anlamlı bir anlatıya, görselleştirmeye veya dijital içeriğe dönüştürülmesi önem taşıyor.

Örneğin kira artışlarını inceleyen bir öğrenci, yalnızca bir grafik oluşturmakla yetinmeyebilir. Kira değişimlerini zaman ve bölgelere göre karşılaştırabilir enflasyon, gelir düzeyi ve konut arzı gibi değişkenlerle ilişkilerini araştırabilir. Aynı zamanda verinin neleri gösterdiğini ve hangi soruları yanıtsız bıraktığını sorgulayabilir.

Böylece öğrenci, hazır bir cevaba ulaşmak yerine veriden hareketle kendi sorularını ve gerekçeli yorumlarını geliştirmeyi öğrenir.

Eğitimde veri okuryazarlığının geliştirilmesi, gerçek yaşam problemlerinin derslere taşınması ve proje temelli çalışmaların yaygınlaştırılması bu açıdan önem taşıyor. Yapay zekâ da veri keşfi, kodlama ve analiz süreçlerinde bir öğrenme desteği olarak kullanılabilir. Bununla birlikte sonuçların kaynaklarla doğrulanması ve eleştirel değerlendirme becerisinin korunması gerekiyor.

Complex STM Content


Medya: Açık veriden araştırılabilir habere

Açık veri, gazetecilerin yalnızca bilgiye ulaşmasını değil, yeni sorular sormasını da sağlıyor. Veri gazeteciliği bazen bir sorudan hareketle veri arayarak, bazen de veride karşılaşılan örüntülerden yeni sorular üreterek ilerliyor.

Yapılandırılmış, toplu olarak indirilebilen ve farklı kaynaklarla ilişkilendirilebilen veriler gazetecilerin araştırma kapasitesini artırıyor. Düzenli yayımlanan veriler değişimleri izlemeyi ve farklı kurumların verilerini karşılaştırmayı mümkün kılıyor. Bilgi edinme süreçlerinin sınırlı kaldığı durumlarda ise açık veri, alternatif bir kaynak ve araştırma alanı sunabiliyor.

Burada önemli olan yalnızca verinin yayımlanması değil, kullanılabilir ve karşılaştırılabilir olması.

Uluslararası veri gazeteciliği örnekleri, açık verinin kamu politikalarını, eşitsizlikleri ve görünmeyen ilişkileri araştırmak için nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Sigma Awards gibi platformlar da bu alandaki projeleri görünür kılıyor. Sunumda ele aldığım örneklerden biri olan Suça Sürüklenen Çocuklar çalışması, resmî istatistiklerin toplumsal bir soruyu araştırmak için nasıl kullanılabileceğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de açık verinin haber merkezlerinde sistematik biçimde kullanılması ise geliştirilmesi gereken alanlardan biri. Açık veri yalnızca bir iddiayı doğrulamak için değil, yeni haber konuları keşfetmek ve farklı araştırma yöntemleri geliştirmek için de değerlendirilmeli.

Üstelik veri gazeteciliği yalnızca açık kamu verileriyle sınırlı değil. Açık veriler uydu görüntüleri, sızdırılmış belgeler, dijital izler, algoritmalar ve gazetecilerin kendi oluşturduğu veri setleriyle birleştirilebilir. Farklı kaynakların ilişkilendirilmesi, iddiaların karşılaştırılmasını ve doğrulanmasını sağlayarak tek bir kaynağın gösteremediği bağlantıların ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilir.

Yapay zekâ kullanımının medya kuruluşlarında yaygınlaşması, veri toplama, temizleme ve analiz süreçleri açısından yeni olanaklar sunuyor. Bununla birlikte otomasyonun araştırmayı hızlandırması, doğrulama, etik değerlendirme ve toplumsal bağlamın insan denetiminde kalması gereğini ortadan kaldırmıyor.

Bu dönüşümün desteklenmesi için kamu kurumlarının daha güncel, yapılandırılmış, toplu indirilebilir ve karşılaştırılabilir veriler yayımlaması; haber merkezlerinin veri okuryazarlığı ve istatistik becerilerini geliştirmesi geliştiricilerin ise veri toplama, temizleme ve güncelleme süreçlerini kolaylaştıran, yeniden kullanılabilir araçlar üretmesi gerekiyor.

Sivil toplum: Veriden karar almaya ve savunuculuğa

Açık veri, sivil toplum kuruluşlarının çalıştıkları alanları daha iyi tanımalarına ve toplumsal sorunların boyutunu, dağılımını ve zaman içindeki değişimini anlamalarına yardımcı oluyor. Hedef kitlenin ihtiyaçlarını belirlemek, kaynakları doğru alanlara yönlendirmek ve farklı kaynakları bir araya getirerek yeni araştırma soruları geliştirmek de verinin sunduğu olanaklar arasında.

Örneğin yaşlılık alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşu, yaşlı nüfusun bölgelere göre dağılımını, sağlık ve bakım ihtiyaçlarını ve kentler arasındaki farklılıkları inceleyerek çalışmalarını şekillendirebilir. Yaşlı nüfusun yoğunlaştığı bölgelerle sosyal hizmetlere erişim verilerini karşılaştırmak, hangi bölgelerde hangi hizmetlerin öncelikli olması gerektiğine ilişkin tartışmalara somut bir zemin sağlayabilir.

Veri, sivil toplum kuruluşlarının taleplerini ölçülebilir kanıtlarla desteklemelerine, hizmetlere erişimdeki eşitsizlikleri görünür kılmalarına ve karar vericileri izlemelerine katkı sunar. Aynı zamanda politika önerilerinin geliştirilmesini, projelerin sonuçlarının ölçülmesini ve kamu kaynaklarının kullanımının değerlendirilmesini destekler.

Ancak bu potansiyelin hayata geçmesi için yalnızca veriye erişmek yeterli değil. Sivil toplum ekiplerinin veri bulma, değerlendirme, analiz etme ve görselleştirme becerilerini geliştirmesi kurum içindeki veri toplama, temizleme ve güncelleme süreçlerini standartlaştırması gerekiyor. Verilerin stratejik planlama, savunuculuk, kaynak dağılımı ve etki değerlendirmesine dâhil edilmesi de kurumsal kapasitenin bir parçası olmalı.

Açık Veri Günü (Open Data Day) kapsamında farklı ülkelerde düzenlenen eğitimler, atölyeler ve topluluk etkinlikleri, bu alandaki ortak öğrenme ve üretim olanaklarına örnek oluşturuyor. Sağlık, tarım, çevre, kamu harcamaları ve yerel yönetimler gibi alanlarda sivil toplum kuruluşları, geliştiriciler ve kamu çalışanları bir araya gelerek veriyi toplumsal faydaya dönüştürebilir.

Bu nedenle sivil toplumun yanı sıra kamu kurumları, üniversiteler ve geliştiriciler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi önem taşıyor.

Açık veri ve yapay zekâ: Birlikte geliştirilecek bir kapasite

Eğitim, medya ve sivil toplum farklı amaçlarla çalışsa da ortak bir ihtiyaca sahip: Veriyi yalnızca erişilebilir kılmak değil, anlamlı ve kullanılabilir bilgiye dönüştürmek.

Bu doğrultuda üç başlık öne çıkıyor.

1. Veri okuryazarlığını yaygınlaştırmak

Eğitimde, medyada ve sivil toplumda veri bulma, analiz etme, görselleştirme ve yorumlama becerilerini geliştirmek gerekiyor. Açık veri, herkes için kullanılabilir bir öğrenme ve araştırma kaynağına dönüşmeli.

2. Açık veri ve yapay zekâyı birlikte geliştirmek

Yapay zekâ veri toplama, temizleme ve analiz süreçlerini kolaylaştırmak, yeni sorular keşfetmek ve karar alma süreçlerini desteklemek için kullanılabilir. Ancak bu süreçte doğrulama, etik değerlendirme ve insan denetimi korunmalı.

3. Kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek

Eğitimcilerin, gazetecilerin, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının ve geliştiricilerin ortak veri projelerinde buluşması gerekiyor. Böyle bir iş birliği, verinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırmak için kullanılmasına ve kamusal fayda üretmesine katkı sağlayabilir.

Açık verinin potansiyeli, farklı alanlarda ve farklı aktörler tarafından kullanılabildiğinde daha görünür hâle geliyor. Bunun için güncel ve kullanılabilir veri kaynaklarına erişimin yanı sıra veriyi anlamlandıracak becerilere, kurumsal kapasiteye ve ortak üretim ortamlarına ihtiyaç var.

Açık veri imkân sunar, yapay zekâ kapasiteyi artırır; insan aklı ve iş birliği ise bu imkânların toplumsal faydaya dönüşmesine yardımcı olur.

Oturum sunumuna buran ulaşabilirsiniz: https://docs.google.com/presentation/d/1UgP91J_GT1zo7YHwmoFFqctoaCQdliprTfmRNVbR6qw/edit?slide=id.h5b9441fa25652ccf_8_14#slide=id.h5b9441fa25652ccf_8_14

Etkinlik posteri: https://www.linkedin.com/posts/a%C3%A7%C4%B1k-verinin-yaratt%C4%B1%C4%9F%C4%B1-toplumsal-de%C4%9Feri-share-7511741535491772416-wRoo/?highlightedUpdateUrn=urn%3Ali%3Aactivity%3A7511741536607293441&highlightedUpdateType=SOCIAL_SHARE&origin=SOCIAL_SHARE&utm_source=share&utm_medium=member_android&rcm=ACoAAAJcbLgBj7LKUvFtKj20KdjNrXHOZIR6PqQ